Bu tasarımın çıkış noktası, doğadaki erozyon yüzeyleri, akışkan topoğrafik formlar ve biyomorfik geometri anlayışıdır. Geleneksel sert mobilya sınırları yerine sürekli hareket eden tek parça bir yüzey hissi oluşturulmaya çalışılmıştır. Tasarım sürecinde parametrik modelleme teknikleri ile organik modernizm yaklaşımı bir araya getirilmiş; ürünün her kıvrımı kullanıcı ergonomisi ve görsel akış dikkate
Bu tasarımın çıkış noktası, doğadaki erozyon yüzeyleri, akışkan topoğrafik formlar ve biyomorfik geometri anlayışıdır. Geleneksel sert mobilya sınırları yerine sürekli hareket eden tek parça bir yüzey hissi oluşturulmaya çalışılmıştır.
Tasarım sürecinde parametrik modelleme teknikleri ile organik modernizm yaklaşımı bir araya getirilmiş; ürünün her kıvrımı kullanıcı ergonomisi ve görsel akış dikkate alınarak şekillendirilmiştir. Formun belirli bir başlangıç veya bitiş hissi vermemesi, tasarımın en önemli karakterlerinden biridir.
Yumuşak hacimler ve kesintisiz yüzey birleşimleri sayesinde ürün, ışık altında sürekli değişen gölgeler üretir ve farklı açılardan farklı bir siluet etkisi oluşturur. Bu yaklaşım, ürünü sıradan bir oturum elemanından çıkararak mimari bir objeye dönüştürür.
Kadife yüzey kullanımı ise formun akışkanlığını daha güçlü hissettirmek amacıyla tercih edilmiş; dokusal derinlik sayesinde hacim etkisi artırılmıştır.
Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.