Tasarım sürecinde Japon minimalizmi, brutalist mobilya geometrileri ve 1960’ların modernist ahşap tasarım dili referans alınmıştır. Geleneksel ince ayaklı sofa tipolojisi yerine; zemine oturan daha güçlü ve mimari bir platform sistemi tercih edilmiştir. Ürünün taşıyıcı gövdesi yalnızca yapısal bir eleman olarak değil, tasarımın ana karakteri olarak ele alınmıştır. Geniş ceviz yüzeyler,
Tasarım sürecinde Japon minimalizmi, brutalist mobilya geometrileri ve 1960’ların modernist ahşap tasarım dili referans alınmıştır. Geleneksel ince ayaklı sofa tipolojisi yerine; zemine oturan daha güçlü ve mimari bir platform sistemi tercih edilmiştir.
Ürünün taşıyıcı gövdesi yalnızca yapısal bir eleman olarak değil, tasarımın ana karakteri olarak ele alınmıştır. Geniş ceviz yüzeyler, blok etkili kütlesel bir duruş oluştururken; oturum yüzeyindeki ince geçişler daha sakin ve dengeli bir görünüm sağlar.
Dairesel yan açıklıklar, sert geometrik kütleyi görsel olarak hafifleterek tasarıma ritmik bir detay katmaktadır. Bu yaklaşım ürünün hem çağdaş hem de zamansız algılanmasına yardımcı olur.
Koleksiyon genel olarak “Modern Brutalism”, “Japanese Contemporary”, “Architectural Furniture” ve “Warm Minimalism” kavramlarının birleşiminden oluşmaktadır.
Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.